• Makalelerim ve yazılarım

    Güncel bilimsel gelişmelere ve popüler bilime dair yazılarım

OKULLARDAKİ TEHLİKE: SEVGİSİZLİK

By admin
Nis 26th, 2014
0 Comments
401 Views

unnamedGenellikle, okul dönemi bir rekabet dönemi olarak bilinir. Küçük yaşlardan itibaren “hayattan kalmak için her yol mübahtır” mantığı aşılanan çocuklar, okul ortamında birbirleriyle rekabete girdikleri andan itibaren yükselip sivrilebilmek için birbirlerini ezmeyi ve aşağılamayı oldukça normal birşeymiş gibi karşılarlar.

Rakibini hor görmek ne kadar normal karşılanıyorsa; çıkarı uğruna birbirine kollamak da aynı derecede normaldir. Kişiler adeta menfaatlere göre sınıflandırılır. Dünyanın hemen hemen her ülkesinde okulda gruplar vardır. Aynı gelir seviyesine sahip ailelerden ya da aynı sosyo-kültürel çevreden gelen çocuklar kendi içlerinde bir grup oluştururken; çalışkan olanlar ikinci bir grup ve daha haylaz olan öğrencilerse bir diğer grup oluştururlar.

İşte okullarda, öncelikle bu gruplar arasında bir rekabet başlar. Ve bu rekabet yürütülürken kullanılan yöntemin adı; zorbalıktır.

Okul çağındaki çocuklar arasında zorbalık çok yaygın bir vakadır. Irkları, sınıfları, inançları, cinsiyetleri, ekonomik durumları ve hatta nitelikleri sebebiyle çok sayıda çocuk sözlü ya da fiziksel olarak kötü muameleye maruz kalmaktadır. Bu kötü muamelenin boyutu o kadar büyüktür ki, tehdit edilen ya da fiziksel olarak şiddete maruz kalan ve çok ağır şekillerde aşağılanan çocukların sayısı küçümsenemeyecek kadar azdır.

Gördükleri şiddet ve baskı nedeniyle, çoğu çocuk sürekli olarak ya okul değiştirmek ya da okulu terk etmek zorunda kalır. Aldıkları psikolojik zarar nedeniyle, eğitim hayatları neredeyse daha başlamadan biter.

Dünyanın bir çok ülkesinde, okulda zorbalığın önüne geçmek ve çocukların akranları tarafından kötü muameleye maruz kalmalarını engellemek için kanunlar çıkartılmış ve çeşitli programlar düzenlenmeye çalışılmış olsa da, bu sorun henüz aslen çözülememiştir. Bu nedenle de, araştırmacılar hergün bu konuyu daha detaylı olarak incelemeye devam etmektedirler.

Amerikan Tıp Derneği Dergisi’nde henüz yayınlanan (ABD) Duke Üniversitesi Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü tarafından yürütülen araştırma, çocukların maruz kaldığı bu “sevgisiz” ve “zulüm dolu” ortamın uzun vadede çok ciddi etkileri olduğunu ortaya koydu.

Okulda kötü muameleye maruz kalan çocuklar, bu ortamdan ayrıldıklarında ya da yetişkin olduklarında bile aldıkları hasarı tedavi edemiyorlar.

1993 yılından 2013 yılına kadar 20 yıl süren araştırmada Kuzey Carolina’daki 11 ilçe’den 9, 11 ve 13 yaşlarında 1.420 çocuk incelendi. Çocuklar 16 yaşlarına basana kadar, hem çocuklarla hem de bakıcıları ve aileleriyle her yıl düzenli olarak görüşüldü. Veriler bir araya getirilerek, çocukların %26’sının kötü muameleye maruz kaldıkları belirlendi.

Kötü muameleye, şiddete ve zulme maruz kalan çocuklarda yüksek düzeyde depresif bozukluklar, anksiyete bozuklukları, panik rahatsızlığı ve açık alan korkusu olarak bilinen ve hastanın ev dışına çıkamamasına neden olan agorafobi rahatsızlıklarına neden oluyor.

13 ülkeden toplanan 37 araştırmayı inceleyen Yale Üniversitesi’nin (ABD) imza attığı bir başka rapora göreyse; psikolojik ya da fiziksel olarak bir zulüm ya da baskı şekline maruz kalan çocukların intihar etme oranı da çok daha yüksek; 2/9 oranında.

Son istatistikler, lise öğrencilerinin %25’inin intihar etmeyi düşündüğünü söylüyor. İntihar, gençler arasında üçüncü; üniversitelerde ise ikinci ölüm nedeni. CDC (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri) tarafından yürütülen istatistikler,9. ve 12. sınıflarda okuyan öğrencilerin %8.5’inin intihara teşebbüs ettiğini, ve bilhassa 10-14 yaşları arasındaki grupta intihar eğilimin arttığını belgeledi.

Rekabetin hakim olduğu, ve “yaşamak için savaşmak gerektiği” bilincinin yaygın olduğu bir ortamda “sevgiyi, yardımlaşmayı, merhameti ve dayanışmayı” öğrenemeyen gençlerin sonu ise hiç açıcı olmuyor.

Amerika’daki bir çok lise katliamının arasında en medyatik olanlardan biri, Oklahoma’da yaşayan 13 yaşındaki bir öğrencinin Batman serisindeki kötü adamlardan birinin kostümünü giyerek kendini silahla yol ortasında vurması olmuştu. Olayın ardından Facebook hesabı incelenen 13 yaşındaki öğrencinin okulda kötü muameleye maruz kaldığı, sık sık itilip kakıldığı görülmüştü.

10 yaşındaki bir başka kız çocuğu ise; saçını kestirdiği için arkadaşları ve öğretmenleri tarafından düzenli aşağılanmış ve ardından odasında kendini asmıştı.

Akranlarıyla rekabet etmeye itilen çocuklar; sevgi, dayanışma, şevkat ve merhamet duygularından mahrum büyüdükleri için; kötü muamele yanlızca itip kakmakla kalmayıp; can da alıyor. Çok ufak yaştaki çocukları bile intihara sürükleyip, dev bir katliama neden oluyor.

Çıkarılan tüm kanunlara ve hazırlanan tüm program ve projelere rağmen; sorunun tek kalıcı çözümü ortada: Rekabet duygusunun ortadan kaldırılması ve yerine sevgi ve dayanışmanın getirilmesi sağlıklı nesiller yetiştirebilmemiz için şart!

Kaynaklar:

http://www.sciencedaily.com/releases/2013/02/130220163629.htm

http://www.sciencedaily.com/releases/2008/07/080717170428.htm

http://www.cdc.gov/violenceprevention/suicide/statistics/youth_risk.html

http://www.dailymail.co.uk/news/article-2208989/Cade-Poulos-High-school-horror-bullied-student-13-shoots-dead-classmates-Stillwater.html

http://www.today.com/id/45354766/site/todayshow/ns/today-parenting_and_family/t/mom-bullying-drove-my–year-old-girl-suicide/

 

 

Bir Cevap Yazın