• Makalelerim ve yazılarım

    Güncel bilimsel gelişmelere ve popüler bilime dair yazılarım

KARINCALAR BEBEKKEN KONUŞMAYA BAŞLIYOR

By admin
Nis 26th, 2014
0 Comments
456 Views

PUPAMakro fotoğraflama yöntemleri sayesinde, karıncalar gibi çok küçük canlıları yakından inceleyebilmek 21. yüzyılda mümkün oldu.

Karıncaların, tüm böcekler gibi haberleşirken feromon kullandıkları uzun süredir bilim dünyasında biliniyordu. Feromonlar, özel kimyasal formüllerdir. İz bırakma, işaretleme, alarm verme gibi işlerde kullanılırlar.

Her türün, kendine ait bir feromonu ve her feromonun da kendine ait bir kimyasal formülü vardır. Feromon sisteminin çalışabilmesi için, hem bu maddeyi salgılayan canlının her duruma uygun olan feromon formülünü bilmesi, hem de salgılanan madde ile verilmek istenen mesajı diğer canlının anlayabilmesi gerekir.

Fakat, karıncalarda diğer böceklerden farklı olarak iletişim biraz daha farklıdır. Karıncalar, feromon sistemi dışında iletişim kurmak için bir başka sistemden daha faydalanırlar. Akustikten! Başka bir deyişle, konuşurlar! Evet, yanlış duymadınız. Geçtiğimiz yıllarda Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bir dişi karıncanın konuşmaları kaydedilip incelenmiş ve Kraliçe karıncanın koloniye görevlerini konuşarak tarif ettiği tespit edilmişti.

Bilim dünyasını vaktiyle çok şaşırtan bu bilgi, elbette ki çok sayıda bilim adamının da ilgisini çekip araştırmaya yöneltti. Birleşik Devletler’deki Louisiana eyaletinde bulunan New Orleans Üniversitesi’nden bir ekip, konuşan karıncaları incelemeye başlayınca, daha da şaşırtıcı bir gerçekle karşılaştı.

Arka bacaklarını, karın kısımlarında bulunan çok özel bir dikene sürterek çeşitli sesler çıkartan karıncalar, bu yöntemle dertlerini anlatabiliyorlar.

Current Biology dergisinde yer alan araştırmaya göre de; bunu yapan sadece yetişkin karıncalar değil. Larvanın içerisinde büyümeyi bekleyen karıncalar da, aynı yöntemi kullanarak konuşabiliyor. Henüz yetişkinliğe erişmemiş yavru karıncalar, çıkardıkları seslerle bakıcılarından yardım isteyebiliyorlar ve gerektiği takdirde acil durumlarda “imdat” diye bağırabiliyor.

Pupalar, henüz feromon salgılayamadıklarından, ses çıkartıp konuşabilmeleri hayati bir öneme sahip. İnsanlar, konuşmayı sonradan öğrenebilirler. Fakat, karıncaların böyle bir lüksü yoktur. Sistemin çalışabilmesi ve karıncaların soyunun devam edebilmesi için pupaların larvanın içerisinde büyümeye başladıkları andan itibaren nasıl konuşacakları bilgisine sahip olması gerekir. Genlerinde yazılı olan konuşma bilgisinin karıncalar büyümeye başlar başlamaz otomatik olarak devreye girmesi şarttır. Aksi takdirde, yardım isteyemeyen karıncaların hayatları daha pupa aşamasındayken son bulur.

İşte karıncalar dünyasından kısa kısa birkaç şaşırtıcı bilgi:

  • Karıncaların altı bacağı vardır. Ve her bir bacaklarında 3 adet eklem yeri bulunur. Bu sayede bacakları çok dayanıklı ve güçlüdür ve çok hızlı koşabilirler. Bir insanın karıncanın hızına yetişebilmesi için, neredeyse bir yarış atı kadar hızlı koşması gerekir.
  • Karıncaların beyinlerinde 250.000 hücre bulunur.
  • Miğdeleri iki tanedir. Bir miğdelerini doldurarak karınlarını doyururlar. Diğer miğdelerini ise, arkadaşları için yemek depolamak amacıyla kullanırlar.
  • Yiyecek aramakla ve yavrulara bakmakla görevli olan işçi arılar; her daim sterildir. Zırhları, antibakteriyel bir maddeyle kaplıdır.
  • İşçi karıncalar, gece olduğunda, yumurtaları ve larvaları yuvanın ortasına taşıyarak onları soğuktan korurlar. Gündüz vaktinde ise; ısınabilmeleri için onları Güneş alan üst kısımlara taşırlar.

Kaynaklar: http://news.sciencemag.org/sciencenow/2013/02/shhh-the-ants-are-talking.html?ref=wp

http://www.cell.com/current-biology/retrieve/pii/S0960982213000134

http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-1137267/Getting-chest-Study-reveals-ants-talk-other.html

http://lingolex.com/ants.htm

Bir Cevap Yazın